Mesut Ergin, söz konusu keşfin yalnızca bir restorasyon çalışması olmadığını, aynı zamanda kentin kimliğini güçlendirecek kapsamlı bir dönüşümün başlangıcı olduğunu vurguladı. Ergin, “Sadece yeldeğirmenlerinin rekonstrüksiyonu bile bölgeyi başlı başına bir cazibe merkezi haline getirecektir. Ancak kazılarda ortaya çıkan farklı temeller, bu alanın çok daha geniş bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor” dedi.
Tarihi dokunun korunarak değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Ergin, bölgede bütüncül ve kapsamlı bir proje üzerinde çalıştıklarını ifade etti. Bu yaklaşımın hem kültürel mirasın yaşatılması hem de turizmin çeşitlendirilmesi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti.
Geçmişte benzer bir vizyonun Kucukkoy için de geliştirildiğini hatırlatan Ergin, belediye başkanlığı döneminde alınan kazı izinleriyle yeldeğirmenlerinin gün yüzüne çıkarıldığını anımsattı. Küçükköy Belediyesi’nin kapatılmasının ardından projelerin askıya alındığını belirten Ergin, çalışmaların yeniden hayata geçirilmesi için hazırlıkların sürdüğünü söyledi.
“Yeldeğirmenleri yalnızca mimari yapılar değil; Ayvalık’ın hafızası, silüeti ve turizm potansiyelinin önemli parçalarıdır” diyen Ergin, planlanan projelerin kente estetik, kültürel ve ekonomik anlamda değer katacağını dile getirdi. Tarihi mirası modern kent yaşamıyla buluşturmayı hedeflediklerini belirten Ergin, bu projelerin Ayvalık’ın ulusal ve uluslararası alandaki çekiciliğini daha da artıracağını sözlerine ekledi.








